Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nden yeşil pasaport çağrısı
Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), basın kartı sahibi ve aktif olarak görev yapan gazetecilere hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini öngören yasal bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Cemiyet, bu düzenlemenin gazetecilere ayrıcalık değil, kamu yararını önceleyen bir gereklilik olduğunu vurguladı.
Açıklamada gazeteciliğin, gelişmeleri yerinde izlemeyi ve kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturmayı zorunlu kılan bir meslek olduğu ifade edildi. Özellikle uluslararası temasların yoğun olduğu kentlerde görev yapan gazetecilerin, sınır ötesi hareket kabiliyetine sahip olmasının mesleğin doğası gereği olduğu belirtildi.
Antalya’nın yalnızca bir turizm kenti olmadığına dikkat çekilen açıklamada; diplomasi, spor, kültür, çevre ve ekonomi alanlarında çok sayıda uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptığı vurgulandı. Bu kapsamda Antalya’da görev yapan gazetecilerin, küresel ölçekte etkinlikleri takip eden ve Türkiye’nin uluslararası tanıtımına katkı sunan önemli bir misyon üstlendiği ifade edildi.
HIZ VE SAHADA BULUNMA ZORUNLULUĞU
Ancak yurt dışı görevlerde karşılaşılan vize engelleri ve uzun bekleme sürelerinin, haberlerin zamanında ve etkili biçimde kamuoyuna ulaştırılmasını zorlaştırdığına dikkat çekildi. Günümüz haberciliğinin hız ve sahada bulunmayı zorunlu kıldığı belirtilerek, mevcut uygulamaların gazetecilik faaliyetlerini olumsuz etkilediği kaydedildi.
AGC, belirli mesleki deneyime sahip, aktif ve basın kartı bulunan gazetecilere yeşil pasaport verilmesinin; basın özgürlüğünü güçlendireceğini, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracağını ve halkın haber alma hakkına katkı sağlayacağını ifade etti.
MESLEKİ KOŞULLAR İYİLEŞTİRİLECEK
Cemiyet yönetimi, bu düzenlemenin hayata geçirilmesiyle gazetecilerin görevlerini daha etkin ve bağımsız şekilde yerine getirebileceğini belirterek, yerelden yükselen bu çağrının ülke genelinde basın mesleğinin koşullarını iyileştirecek bir farkındalık oluşturacağına inandıklarını dile getirdi. Açıklama, “Gazeteciliğin serbestçe yapılabildiği, bilginin gecikmeden topluma ulaştığı bir Türkiye, demokratik hukuk devletinin en önemli göstergelerinden biridir” ifadeleriyle sona erdi.