DİSK Antalya’dan seslendi: "Alım gücü her geçen gün eriyor"

Ekonomi 12.12.2025 - 16:10, Güncelleme: 12.12.2025 - 16:10
 

DİSK Antalya’dan seslendi: "Alım gücü her geçen gün eriyor"

Yeni yılda yapılacak olan asgari ücret zammına ilişkin açıklama yapan DİSK Akdeniz Şube Başkanı Vedat Küçük, “Çarşıda, pazarda, markette, evimize gelen faturalarda karşı karşıya kaldığımız gerçek enflasyon karşısında alım gücümüzün her geçen gün daha da eridiği gerçeğidir” dedi.
DİSK Akdeniz Şube Başkanı Vedat Küçük, Asgari Ücret Belirleme Komisyonunun toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Küçük, “Somut olarak söylersek, 2025’e zaten resmi enflasyona göre 15 puan alacaklı giren asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler yıl boyunca eridi. Hükümet, yüksek enflasyona rağmen yıl boyunca asgari ücreti artırmadı. Bugün bir ailede anne, baba ve iki çocuk çalışsa bile ailenin geliri yoksulluk sınırının altında kalıyor. Açlık sınırı 30 bin liraya dayandı, yoksulluk sınırı 90 bin lirayı çoktan aştı” diye konuştu.  "SADECE 1 AY AÇLIK SINIRININ ÜZERİNDE OLDU" Mevcut asgari ücretin düşük olmasını eleştiriren Küçük, “Türkiye’de işçilerin yarısı asgari ücretli, asgari ücret ise 22 bin 104 lira. Üstelik milyonların geçim ücreti olan asgari ücret geçen yıl sadece ilk üç ay (ocak, şubat, mart), bu yıl 2025’te ise sadece bir ay (ocak) açlık sınırının üzerinde oldu. Bu koşullar altında 2026 asgari ücretinin belirleneceği sürece giriyoruz. Öncelikle altını çizmek isteriz ki, bir ortalama ücret haline gelmiş olan ve sadece asgari ücretle çalışanların değil emeğiyle geçinen herkesin gelirini ve yaşam koşullarını etkileyen asgari ücretin belirlenmesi süreci aslında ülkemizde devletin toplumla yaptığı en büyük toplu sözleşmedir” dedi.  "İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK BİR ÜCRET OLMALI" “Her ne kadar Asgari Ücret Tespit Komisyonu göstermelik hale gelse de asgari ücret hükümet ve işverenler tarafından tek taraflı olarak saptansa da ve Komisyonda işçi tarafını temsil eden Türk-İş görüşmelere katılmayacağını açıklasa da 2026 yılı asgari ücret görüşmeleri aralık ayı içerisinde yapılacak. Ya da daha doğru bir ifadeyle “yapılmış gibi yapılacak” diye konuşan Küçük, “Bilindiği gibi, asgari ücret tespit sürecinin antidemokratik yapısı nedeniyle yıllardır DİSK olarak müzakere masasında yer alamıyoruz. Ancak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almasak da asgari ücret tespitinin sadece masa ile sınırlı olmadığının bilinciyle işyerlerinden alanlara insanca yaşayacak ücret mücadelesini yıllardır sürdürüyoruz. Bu nedenle yıllardır yaptığımız gibi, asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir ücret olması ve Türkiye’nin bir asgari ücretliler ülkesi olmaktan çıkarılması için mücadelemiz devam ediyor. Masada olmasak da dün olduğu gibi bugün de işyerlerinde, sokaklarda, meydanlarda olacağız” şeklinde konuştu.  "ASGARİ YILDA EN AZ İKİ KEZ GÜNCELLENMELİ" Küçük açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Üyemiz olsun olmasın, sendikalı sendikasız tüm sınıf kardeşlerimizin sesini ve taleplerini büyütmeye devam edeceğiz. Ve bugün de asgari ücrete dair taleplerimizi ve DİSK-AR tarafından hazırlanan 2026 Asgari Ücret Araştırması Raporumuzu paylaştık. Hatırlanacağı gibi yüksek enflasyonun yaşandığı 2022 ve 2023 yıllarından farklı olarak bütün ısrarlarımıza rağmen asgari ücret 2024 ve 2025’te yıl ortasında artırılmadı. Oysa gerek 2024 ve gerekse 2025 yıllarında yüksek enflasyon ile hayat pahalılığı devam etti. Yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda bir kez artırılması reel ücretlerde ciddi bir kayıp yarattı. Bu nedenle, enflasyon tek haneli rakamlara düşene kadar asgari ücret yılda en az iki kez güncellenmelidir. Yine hatırlayacağınız gibi 2024 yılı yıl sonu resmi enflasyonu yaklaşık yüzde 45 olarak açıklanmasına rağmen asgari ücrete “hedef enflasyon” doğrultusunda yüzde 30 zam yapıldı. Hükümetin “İşçilerimizi enflasyona ezdirmedik” söyleminin tersine, asgari ücret daha yılın başında enflasyona ezdirilmiş oldu. Bu kaybın üstüne yüksek enflasyonun devam etmesiyle 2025 boyunca yeni kayıplar eklendi. Bu yıl asgari ücretin enflasyon karşısında 10 aylık kaybı 6 bin 322 liraya ulaştı. 2025 yılı resmi enflasyonu yıl sonunda yüzde 33,8 olarak gerçekleşirse asgari ücretteki kayıp 7 bin 471 TL’ye yükselecek. Asgari ücretle çalışanın 2025 yılı boyunca yaşanan kaybı ise 50 bin TL’yi aşmış olacak. Yani satın alma gücü olarak 14 bin liralara gerilemiş bir asgari ücret üzerinden 2026 asgari ücretini konuşuyor olacağız. 2026 asgari ücreti belirlenirken bu kayıpların giderilmesi şarttır.
Yeni yılda yapılacak olan asgari ücret zammına ilişkin açıklama yapan DİSK Akdeniz Şube Başkanı Vedat Küçük, “Çarşıda, pazarda, markette, evimize gelen faturalarda karşı karşıya kaldığımız gerçek enflasyon karşısında alım gücümüzün her geçen gün daha da eridiği gerçeğidir” dedi.

DİSK Akdeniz Şube Başkanı Vedat Küçük, Asgari Ücret Belirleme Komisyonunun toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Küçük, “Somut olarak söylersek, 2025’e zaten resmi enflasyona göre 15 puan alacaklı giren asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler yıl boyunca eridi. Hükümet, yüksek enflasyona rağmen yıl boyunca asgari ücreti artırmadı. Bugün bir ailede anne, baba ve iki çocuk çalışsa bile ailenin geliri yoksulluk sınırının altında kalıyor. Açlık sınırı 30 bin liraya dayandı, yoksulluk sınırı 90 bin lirayı çoktan aştı” diye konuştu. 

"SADECE 1 AY AÇLIK SINIRININ ÜZERİNDE OLDU"

Mevcut asgari ücretin düşük olmasını eleştiriren Küçük, “Türkiye’de işçilerin yarısı asgari ücretli, asgari ücret ise 22 bin 104 lira. Üstelik milyonların geçim ücreti olan asgari ücret geçen yıl sadece ilk üç ay (ocak, şubat, mart), bu yıl 2025’te ise sadece bir ay (ocak) açlık sınırının üzerinde oldu. Bu koşullar altında 2026 asgari ücretinin belirleneceği sürece giriyoruz. Öncelikle altını çizmek isteriz ki, bir ortalama ücret haline gelmiş olan ve sadece asgari ücretle çalışanların değil emeğiyle geçinen herkesin gelirini ve yaşam koşullarını etkileyen asgari ücretin belirlenmesi süreci aslında ülkemizde devletin toplumla yaptığı en büyük toplu sözleşmedir” dedi. 

"İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK BİR ÜCRET OLMALI"

“Her ne kadar Asgari Ücret Tespit Komisyonu göstermelik hale gelse de asgari ücret hükümet ve işverenler tarafından tek taraflı olarak saptansa da ve Komisyonda işçi tarafını temsil eden Türk-İş görüşmelere katılmayacağını açıklasa da 2026 yılı asgari ücret görüşmeleri aralık ayı içerisinde yapılacak. Ya da daha doğru bir ifadeyle “yapılmış gibi yapılacak” diye konuşan Küçük, “Bilindiği gibi, asgari ücret tespit sürecinin antidemokratik yapısı nedeniyle yıllardır DİSK olarak müzakere masasında yer alamıyoruz. Ancak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almasak da asgari ücret tespitinin sadece masa ile sınırlı olmadığının bilinciyle işyerlerinden alanlara insanca yaşayacak ücret mücadelesini yıllardır sürdürüyoruz. Bu nedenle yıllardır yaptığımız gibi, asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir ücret olması ve Türkiye’nin bir asgari ücretliler ülkesi olmaktan çıkarılması için mücadelemiz devam ediyor. Masada olmasak da dün olduğu gibi bugün de işyerlerinde, sokaklarda, meydanlarda olacağız” şeklinde konuştu. 

"ASGARİ YILDA EN AZ İKİ KEZ GÜNCELLENMELİ"

Küçük açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Üyemiz olsun olmasın, sendikalı sendikasız tüm sınıf kardeşlerimizin sesini ve taleplerini büyütmeye devam edeceğiz. Ve bugün de asgari ücrete dair taleplerimizi ve DİSK-AR tarafından hazırlanan 2026 Asgari Ücret Araştırması Raporumuzu paylaştık. Hatırlanacağı gibi yüksek enflasyonun yaşandığı 2022 ve 2023 yıllarından farklı olarak bütün ısrarlarımıza rağmen asgari ücret 2024 ve 2025’te yıl ortasında artırılmadı. Oysa gerek 2024 ve gerekse 2025 yıllarında yüksek enflasyon ile hayat pahalılığı devam etti. Yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda bir kez artırılması reel ücretlerde ciddi bir kayıp yarattı. Bu nedenle, enflasyon tek haneli rakamlara düşene kadar asgari ücret yılda en az iki kez güncellenmelidir. Yine hatırlayacağınız gibi 2024 yılı yıl sonu resmi enflasyonu yaklaşık yüzde 45 olarak açıklanmasına rağmen asgari ücrete “hedef enflasyon” doğrultusunda yüzde 30 zam yapıldı. Hükümetin “İşçilerimizi enflasyona ezdirmedik” söyleminin tersine, asgari ücret daha yılın başında enflasyona ezdirilmiş oldu. Bu kaybın üstüne yüksek enflasyonun devam etmesiyle 2025 boyunca yeni kayıplar eklendi. Bu yıl asgari ücretin enflasyon karşısında 10 aylık kaybı 6 bin 322 liraya ulaştı. 2025 yılı resmi enflasyonu yıl sonunda yüzde 33,8 olarak gerçekleşirse asgari ücretteki kayıp 7 bin 471 TL’ye yükselecek. Asgari ücretle çalışanın 2025 yılı boyunca yaşanan kaybı ise 50 bin TL’yi aşmış olacak. Yani satın alma gücü olarak 14 bin liralara gerilemiş bir asgari ücret üzerinden 2026 asgari ücretini konuşuyor olacağız. 2026 asgari ücreti belirlenirken bu kayıpların giderilmesi şarttır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.