6 Şubat depremlerinin 3. yılında Jeoloji Mühendislerinden net uyarı: “Yaraları sarmak yetmez, yara almamayı öğrenmeliyiz”
6 Şubat depremlerinin 3. yılında Jeoloji Mühendislerinden net uyarı: “Yaraları sarmak yetmez, yara almamayı öğrenmeliyiz”
Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 6 Şubat depremlerinin 3. yılında deprem dirençli kentler ve “afet suçu” çağrısıyla uyardı
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yıl dönümünde, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiği depremlerin yalnızca geçmişin değil, Türkiye’nin geleceğinin de en önemli meselelerinden biri olduğu vurgulandı.
Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi adına yapılan açıklamada, hayatını kaybeden 53 bin 537 yurttaş rahmetle anılırken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için bilimsel ve teknik gerçeklerin görmezden gelinmemesi gerektiği ifade edildi.
“DEPREM, BİR BEKA MESELESİDİR”
Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin yer bilimlerinin ihmal edilmesinin nasıl ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça ortaya koyduğu belirtilerek, afet yönetimi ve yapı güvenliği alanındaki eksikliklerin aradan geçen üç yıla rağmen tam olarak giderilemediğine dikkat çekildi. Rant odaklı planlama anlayışının, mühendislik ve bilimsel ilkelerin önüne geçtiği vurgulandı.

AFETLERİN EKONOMİK FATURASI KATLANIYOR
Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi’nin Küresel Afet Risk Azaltma Değerlendirme Raporu’na (GAR 2025) atıf yapılan açıklamada, afetlerin ekonomik maliyetlerinin dünya genelinde hızla arttığına işaret edildi.
1999 Marmara Depremi’nin Türkiye ekonomisine yaklaşık 17 milyar dolarlık yük getirdiği hatırlatılırken, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından 103,6 milyar dolar olarak açıklandığı, TBMM Deprem Zararlarını Azaltma Komisyonu’nun ise bu rakamın 148,9 milyar dolara ulaşabileceğini öngördüğü aktarıldı.

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, afetlerin yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı kalmadığını; özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumda onarılması mümkün olmayan sosyal ve psikolojik yaralar açtığını vurguladı.
“KAYNAKLAR ENKAZ KALDIRMAYA DEĞİL, ENKAZI ÖNLEMEYE HARCANMALI”
Açıklamada, afet öncesi yapılacak her 1 birimlik önlemenin, afet sonrası oluşabilecek 7 birimlik zararı engellediği bilimsel verilerle hatırlatıldı. Türkiye’nin her depremde hazırlıksız yakalanan ve ağır bedeller ödeyen bir ülke olma döngüsünden çıkması gerektiği ifade edildi.
“AFET SUÇU” TANIMI TALEBİ
Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, yaşanan büyük yıkımın “kader” olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulayarak, Türk Ceza Kanunu’nda “Afet Suçu” tanımının açık ve net şekilde yer alması çağrısında bulundu. İmar planından zemin etüdüne, yapı üretiminden denetimine kadar her aşamadaki ihmalin ağır bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, bilimsel uyarıları dikkate almayan tüm sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiği ifade edildi.

“SORUN FAY HATLARI DEĞİL, BİLİM DIŞI TERCİHLERDİR”
Açıklamanın sonunda, jeoloji mühendisleri olarak kayıpların temel nedeninin fay hatları değil, bilime aykırı uygulamalar olduğunun altı çizildi. Yetkililer, popülist yaklaşımlardan uzak durmaya, liyakati esas almaya ve “Deprem Dirençli Kentler” anlayışını yalnızca söylemde değil, sahada hayata geçirmeye davet edildi.
Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, 6 Şubat depremlerinin yalnızca bir anma günü değil, bilimle barışık ve doğayla uyumlu bir gelecek kurma sorumluluğu olduğunu vurgulayarak açıklamasını “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadeleriyle tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.