Akseki’deki boksit ocağı için kritik uyarı: İçme suyu risk altında

Yaşam 11.05.2026 - 15:14, Güncelleme: 11.05.2026 - 15:14
 

Akseki’deki boksit ocağı için kritik uyarı: İçme suyu risk altında

Akseki’de kapasitesi büyütülmek istenen boksit ocağı için uzmanlardan kritik uyarı geldi. Patlatmalı üretimin içme suyu kaynakları ve Manavgat Havzası’nı etkileyebileceği belirtildi.
Antalya’nın Akseki ilçesinde faaliyet gösteren boksit ocağının kapasitesinin büyük ölçüde artırılmasına yönelik proje, çevre ve su kaynakları açısından tartışma yarattı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, planlanan genişlemenin bölgedeki yeraltı su sistemine ciddi zarar verebileceği uyarısında bulundu. MADEN SAHASI BİN KATTAN FAZLA BÜYÜTÜLECEK Yapılan açıklamada, mevcutta yaklaşık 0,26 hektarlık alanda sürdürülen madencilik faaliyetinin 340,9 hektarlık alana yayılmasının planlandığı belirtildi. Böylece maden sahasının yaklaşık bin 295 kat büyüyeceği ifade edildi. Projede yıllık üretim kapasitesinin ise 33,8 milyon tona çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. UZMANLAR SAHADAKİ RİSKLERE DİKKAT ÇEKTİ Hazırlanan teknik değerlendirme raporunda, bölgenin karstik yapısı nedeniyle yeraltı su sisteminin son derece hassas olduğu vurgulandı. Çalışmanın, bölgede uzun yıllar saha araştırmaları yapan jeoloji mühendisleri tarafından hazırlandığı belirtildi. “ASIL TEHLİKE ÜRETİM YÖNTEMİ” Mustafa Karancı, riskin yalnızca üretim kapasitesinden kaynaklanmadığını belirterek, açık ocak yöntemiyle yapılacak delme ve patlatmalı üretimin yeraltı su kaynakları üzerinde geri dönüşü zor etkiler oluşturabileceğini söyledi. KAZILAR YERALTI SU SEVİYESİNİN ALTINA İNECEK Açıklamada, planlanan kazı derinliklerinin mevcut yeraltı su seviyesinin altına kadar ulaşacağının öngörüldüğü ifade edildi. Uzmanlara göre bu durum, bölgede yoğun susuzlaştırma çalışmalarını zorunlu hale getirebilir ve doğal su dengesini bozabilir. DEĞİRMENLİK KAYNAĞI İÇİN ALARM VERİLDİ Bölgenin önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Değirmenlik Kaynağı’nın ciddi risk altında olduğu belirtildi. Karstik yapı nedeniyle suyun çatlaklar ve yeraltı kanalları üzerinden hareket ettiğini belirten uzmanlar, yapılacak müdahalelerin yalnızca maden sahasıyla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekti. ETKİ MANAVGAT HAVZASINA KADAR UZANABİLİR Uzmanlar, yeraltı su sistemindeki değişimlerin Manavgat Irmağı havzasına kadar etkili olabileceğini belirtti. Yapılan değerlendirmelerde bazı su kaynaklarının debisinin düşebileceği, bazı kaynakların ise tamamen kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi. ÇED RAPORUNA “ÇELİŞKİ” ELEŞTİRİSİ Jeoloji Mühendisleri Odası, ÇED raporundaki bazı ifadelerin bilimsel açıdan tutarsız olduğunu savundu. Açıklamada, raporda yeraltı su sisteminin etkilenebileceğinin kabul edildiği ancak aynı zamanda “olumsuz etki olmayacağı” yönünde ifadeler bulunduğu belirtildi. “KORUMA ALANLARI BELİRLENMEDEN İLERLENMEMELİ” Uzmanlar, bölgedeki içme suyu kaynakları için koruma alanlarının henüz netleştirilmediğine dikkat çekerek, bilimsel çalışmalar tamamlanmadan projeye onay verilmemesi gerektiğini ifade etti. Mustafa Karancı, madenciliğin tamamen reddedilmediğini ancak doğal kaynakların korunmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Karancı, çevresel sürdürülebilirlik ve kamu yararının öncelikli olması gerektiğini vurguladı. PROJENİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÇAĞRISI Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, karst hidrojeolojisine uygun yeni bilimsel araştırmalar yapılmasını ve proje dosyasının yeniden değerlendirilmesini istedi. Açıklamada, aksi halde geri dönüşü zor çevresel ve toplumsal sorunların ortaya çıkabileceği kaydedildi.
Akseki’de kapasitesi büyütülmek istenen boksit ocağı için uzmanlardan kritik uyarı geldi. Patlatmalı üretimin içme suyu kaynakları ve Manavgat Havzası’nı etkileyebileceği belirtildi.

Antalya’nın Akseki ilçesinde faaliyet gösteren boksit ocağının kapasitesinin büyük ölçüde artırılmasına yönelik proje, çevre ve su kaynakları açısından tartışma yarattı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, planlanan genişlemenin bölgedeki yeraltı su sistemine ciddi zarar verebileceği uyarısında bulundu.

MADEN SAHASI BİN KATTAN FAZLA BÜYÜTÜLECEK

Yapılan açıklamada, mevcutta yaklaşık 0,26 hektarlık alanda sürdürülen madencilik faaliyetinin 340,9 hektarlık alana yayılmasının planlandığı belirtildi. Böylece maden sahasının yaklaşık bin 295 kat büyüyeceği ifade edildi. Projede yıllık üretim kapasitesinin ise 33,8 milyon tona çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi.

UZMANLAR SAHADAKİ RİSKLERE DİKKAT ÇEKTİ

Hazırlanan teknik değerlendirme raporunda, bölgenin karstik yapısı nedeniyle yeraltı su sisteminin son derece hassas olduğu vurgulandı. Çalışmanın, bölgede uzun yıllar saha araştırmaları yapan jeoloji mühendisleri tarafından hazırlandığı belirtildi.

“ASIL TEHLİKE ÜRETİM YÖNTEMİ”

Mustafa Karancı, riskin yalnızca üretim kapasitesinden kaynaklanmadığını belirterek, açık ocak yöntemiyle yapılacak delme ve patlatmalı üretimin yeraltı su kaynakları üzerinde geri dönüşü zor etkiler oluşturabileceğini söyledi.

KAZILAR YERALTI SU SEVİYESİNİN ALTINA İNECEK

Açıklamada, planlanan kazı derinliklerinin mevcut yeraltı su seviyesinin altına kadar ulaşacağının öngörüldüğü ifade edildi. Uzmanlara göre bu durum, bölgede yoğun susuzlaştırma çalışmalarını zorunlu hale getirebilir ve doğal su dengesini bozabilir.

DEĞİRMENLİK KAYNAĞI İÇİN ALARM VERİLDİ

Bölgenin önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Değirmenlik Kaynağı’nın ciddi risk altında olduğu belirtildi. Karstik yapı nedeniyle suyun çatlaklar ve yeraltı kanalları üzerinden hareket ettiğini belirten uzmanlar, yapılacak müdahalelerin yalnızca maden sahasıyla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekti.

ETKİ MANAVGAT HAVZASINA KADAR UZANABİLİR

Uzmanlar, yeraltı su sistemindeki değişimlerin Manavgat Irmağı havzasına kadar etkili olabileceğini belirtti. Yapılan değerlendirmelerde bazı su kaynaklarının debisinin düşebileceği, bazı kaynakların ise tamamen kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.

ÇED RAPORUNA “ÇELİŞKİ” ELEŞTİRİSİ

Jeoloji Mühendisleri Odası, ÇED raporundaki bazı ifadelerin bilimsel açıdan tutarsız olduğunu savundu. Açıklamada, raporda yeraltı su sisteminin etkilenebileceğinin kabul edildiği ancak aynı zamanda “olumsuz etki olmayacağı” yönünde ifadeler bulunduğu belirtildi.

“KORUMA ALANLARI BELİRLENMEDEN İLERLENMEMELİ”

Uzmanlar, bölgedeki içme suyu kaynakları için koruma alanlarının henüz netleştirilmediğine dikkat çekerek, bilimsel çalışmalar tamamlanmadan projeye onay verilmemesi gerektiğini ifade etti. Mustafa Karancı, madenciliğin tamamen reddedilmediğini ancak doğal kaynakların korunmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Karancı, çevresel sürdürülebilirlik ve kamu yararının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.

PROJENİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÇAĞRISI

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, karst hidrojeolojisine uygun yeni bilimsel araştırmalar yapılmasını ve proje dosyasının yeniden değerlendirilmesini istedi. Açıklamada, aksi halde geri dönüşü zor çevresel ve toplumsal sorunların ortaya çıkabileceği kaydedildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.