Hasan Subaşı’ndan çarpıcı mesajlar: “Plansız büyümenin bedelini hâlâ ödüyoruz”

Gündem 13.05.2026 - 13:06, Güncelleme: 13.05.2026 - 13:06
 

Hasan Subaşı’ndan çarpıcı mesajlar: “Plansız büyümenin bedelini hâlâ ödüyoruz”

Antalya’nın ilk Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Subaşı, KONYSİAD toplantısında kentin geçmişinden bugüne uzanan süreçte yapılan hataları, plansız büyümeyi, turizm gelirlerini ve Büyükşehir Yasası’nı değerlendirdi.
Antalya’nın ilk Büyükşehir Belediye Başkanı ve son İl Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı, Konyaaltı Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin mayıs ayı olağan toplantısına katıldı. Su Otel’de düzenlenen toplantıda Antalya’nın geçmişten bugüne geçirdiği değişim, şehirleşme politikaları ve geleceğe yönelik projeksiyonlar masaya yatırıldı. “ŞEHİR PLANLAMA KÜLTÜRÜ TÜRKİYE’DE GEÇ OLUŞTU” Toplantının açılış konuşmasını KONYSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Kavazoğlu yaptı. Moderatörlüğü ise KONYSİAD Başkanı İlhami Kaplan ile dernek üyesi Ali Buldu üstlendi. Şehir planlama anlayışının Türkiye’de geç geliştiğini söyleyen Hasan Subaşı, Batı ülkelerinde bu kültürün yüzyıllardır uygulandığını belirtti. Görev sürecinde Antalya Belediyesi bünyesinde şehir plancıları ve çevre mühendislerinden oluşan güçlü bir ekip kurduklarını anlatan Subaşı, bugün halen birçok belediyede görev yapan uzmanların o dönemde yetiştiğini ifade etti. “İMAR YETKİSİNİN BELEDİYELERE VERİLMESİ TARİHİ BİR ADIMDI” 1980’li yıllarda yapılan düzenlemelerle belediyelerin imar planı yapma ve onaylama yetkisine kavuştuğunu belirten Subaşı, bunun yerel yönetimler açısından önemli bir reform olduğunu söyledi. Daha önce planlama süreçlerinin İller Bankası ve Bayındırlık Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Subaşı, 1983-1984 dönemindeki değişikliklerin belediyelere ciddi sorumluluk ve yetki kazandırdığını kaydetti. “KOOPERATİFLEŞME ŞEHRİN DENGESİNİ BOZDU” Toplu konut kooperatiflerinin 1980’li yıllarda yoğun şekilde teşvik edildiğini ifade eden Subaşı, bunun Antalya’da plansız yapılaşmayı hızlandırdığını dile getirdi. Özellikle Meltem bölgesi başta olmak üzere birçok noktada tarım alanlarının imara açıldığını söyleyen Subaşı, kontrolsüz büyümenin şehircilik açısından büyük sorunlar doğurduğunu belirtti. Çok katlı yapılaşmanın altyapı ve güvenlik açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Subaşı, o dönemde yangınlara müdahale edecek teknik imkanların dahi yetersiz olduğunu anlattı. “ULUSLARARASI FONLARLA ANTALYA’YA KAYNAK SAĞLADIK” Antalya’nın o yıllarda ciddi finansman sorunları yaşadığını belirten Subaşı, turizm gelirlerinin büyük bölümünün İstanbul ve Ankara merkezli şirketlerde toplandığını söyledi. Bu nedenle belediyelerin yeterli pay alamadığını ifade eden Subaşı, Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve çeşitli kalkınma fonlarıyla projeler geliştirerek Antalya’ya kaynak kazandırdıklarını kaydetti. Türkiye’de uluslararası fonlardan en fazla yararlanan belediyelerden biri olduklarını vurguladı.Kontrolsüz yapılaşmanın belediyelerin yükünü artırdığını ifade eden Subaşı, yeni yerleşim alanlarına su, kanalizasyon ve altyapı götürmenin büyük maliyet oluşturduğunu söyledi. Vatandaşların ev sahibi olmasının önemli olduğunu ancak şehir bütünlüğünün zarar gördüğünü belirten Subaşı, Antalya’nın bugün hâlâ geçmişte yapılan plansız büyümenin etkilerini yaşadığını kaydetti. “ASIL EKSİKLİK TEKNİK KADRO YETERSİZLİĞİYDİ” Dönemin kararlarının kötü niyetle alınmadığını söyleyen Hasan Subaşı, asıl problemin belediyelerin teknik kapasite eksikliği olduğunu dile getirdi. Bu nedenle üniversitelerden ve akademisyenlerden destek aldıklarını ifade eden Subaşı, özellikle şehirleşme konusunda uzman isimlerin çok katlı plansız yapılaşma konusunda ciddi uyarılar yaptığını anlattı. Turizm gelirlerinin Antalya’ya yeterince dönmediğini savunan Subaşı, kentin yoğun göç ve altyapı baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Turizm sektörünün kentin doğal kaynaklarını tükettiğini ifade eden Subaşı, buna rağmen yerel yönetimlerin ekonomik anlamda yeterli desteği alamadığını belirtti. “ŞEFFAFLIK YÖNETİMİN TEMELİ OLMALI” Görev yaptığı dönemde şeffaf belediyecilik anlayışını benimsediğini söyleyen Subaşı, yönetime talip olan kişilerin halka karşı açık olması gerektiğini ifade etti. Mal varlığını, projelerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştığını anlatan Subaşı, güven duygusunun şeffaf yönetimle sağlanabileceğini dile getirdi. Büyükşehir Yasası’nın yeniden ele alınması gerektiğini belirten Subaşı, köylerin eski üretim gücüne kavuşmasının önemine dikkat çekti. Tarım, hayvancılık ve kırsal turizmin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Subaşı, köyden kente göçün ancak bu şekilde azaltılabileceğini söyledi. “ANTALYA KUZEYE DOĞRU GELİŞMELİ” Antalya’nın geleceğinin kuzey aksında şekillenmesi gerektiğini savunan Subaşı, özellikle Döşemealtı ve Kuzeykent hattının önemine işaret etti. Şehir merkezindeki yoğunluğun azaltılması gerektiğini ifade eden Subaşı, toplu ulaşım ve altyapı yatırımlarının da bu doğrultuda planlanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Antalya’nın yaklaşık 640 kilometrelik sahil şeridine sahip olduğunu hatırlatan Subaşı, yat limanları, balıkçı barınakları ve kruvaziyer limanlarının bilimsel planlamayla ele alınması gerektiğini belirtti. Antalya’nın deniz turizminde çok daha güçlü bir konuma gelebileceğini ifade eden Subaşı, plansız yatırımların önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi. “PARKTAN İSMİMİN KALDIRILMASI BENİ ÜZDÜ” Adını taşıyan parkın isminin değiştirilmesine kırıldığını söyleyen Hasan Subaşı, bu sürecin etik olmadığını savundu. Kararın meclis gündemine getirilmeden alındığını öne süren Subaşı, Konyaaltı Caddesi üzerindeki parkta yapılan isim değişikliğinin kendisini üzdüğünü ifade etti. Antalyaspor hakkında da konuşan Subaşı, kulüp yöneticiliğinin belediye başkanlığından daha yorucu olduğunu söyledi. Bazı dönemlerde maç izlemekte bile zorlandıklarını ifade eden Subaşı, Antalyaspor’un mevcut süreçte iyi futbol oynayarak başarılı sonuçlar alacağına inandığını belirtti. “İŞ İNSANLARININ DESTEĞİ YENİ BİR DURUM DEĞİL” Belediyelerin zaman zaman imkan yetersizliği yaşadığını söyleyen Subaşı, geçmişte iş insanlarının belediyelere iş makinesi ve ekipman desteği sağladığını ifade etti. Bu tür desteklerin şehirlerin gelişimi için doğal olduğunu belirten Subaşı, yapılan katkılara farklı anlamlar yüklenmesinin doğru olmadığını söyledi.
Antalya’nın ilk Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Subaşı, KONYSİAD toplantısında kentin geçmişinden bugüne uzanan süreçte yapılan hataları, plansız büyümeyi, turizm gelirlerini ve Büyükşehir Yasası’nı değerlendirdi.

Antalya’nın ilk Büyükşehir Belediye Başkanı ve son İl Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı, Konyaaltı Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin mayıs ayı olağan toplantısına katıldı. Su Otel’de düzenlenen toplantıda Antalya’nın geçmişten bugüne geçirdiği değişim, şehirleşme politikaları ve geleceğe yönelik projeksiyonlar masaya yatırıldı.

“ŞEHİR PLANLAMA KÜLTÜRÜ TÜRKİYE’DE GEÇ OLUŞTU”

Toplantının açılış konuşmasını KONYSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Kavazoğlu yaptı. Moderatörlüğü ise KONYSİAD Başkanı İlhami Kaplan ile dernek üyesi Ali Buldu üstlendi. Şehir planlama anlayışının Türkiye’de geç geliştiğini söyleyen Hasan Subaşı, Batı ülkelerinde bu kültürün yüzyıllardır uygulandığını belirtti. Görev sürecinde Antalya Belediyesi bünyesinde şehir plancıları ve çevre mühendislerinden oluşan güçlü bir ekip kurduklarını anlatan Subaşı, bugün halen birçok belediyede görev yapan uzmanların o dönemde yetiştiğini ifade etti.

“İMAR YETKİSİNİN BELEDİYELERE VERİLMESİ TARİHİ BİR ADIMDI”

1980’li yıllarda yapılan düzenlemelerle belediyelerin imar planı yapma ve onaylama yetkisine kavuştuğunu belirten Subaşı, bunun yerel yönetimler açısından önemli bir reform olduğunu söyledi. Daha önce planlama süreçlerinin İller Bankası ve Bayındırlık Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Subaşı, 1983-1984 dönemindeki değişikliklerin belediyelere ciddi sorumluluk ve yetki kazandırdığını kaydetti.

“KOOPERATİFLEŞME ŞEHRİN DENGESİNİ BOZDU”

Toplu konut kooperatiflerinin 1980’li yıllarda yoğun şekilde teşvik edildiğini ifade eden Subaşı, bunun Antalya’da plansız yapılaşmayı hızlandırdığını dile getirdi. Özellikle Meltem bölgesi başta olmak üzere birçok noktada tarım alanlarının imara açıldığını söyleyen Subaşı, kontrolsüz büyümenin şehircilik açısından büyük sorunlar doğurduğunu belirtti. Çok katlı yapılaşmanın altyapı ve güvenlik açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Subaşı, o dönemde yangınlara müdahale edecek teknik imkanların dahi yetersiz olduğunu anlattı.

“ULUSLARARASI FONLARLA ANTALYA’YA KAYNAK SAĞLADIK”

Antalya’nın o yıllarda ciddi finansman sorunları yaşadığını belirten Subaşı, turizm gelirlerinin büyük bölümünün İstanbul ve Ankara merkezli şirketlerde toplandığını söyledi. Bu nedenle belediyelerin yeterli pay alamadığını ifade eden Subaşı, Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve çeşitli kalkınma fonlarıyla projeler geliştirerek Antalya’ya kaynak kazandırdıklarını kaydetti. Türkiye’de uluslararası fonlardan en fazla yararlanan belediyelerden biri olduklarını vurguladı.Kontrolsüz yapılaşmanın belediyelerin yükünü artırdığını ifade eden Subaşı, yeni yerleşim alanlarına su, kanalizasyon ve altyapı götürmenin büyük maliyet oluşturduğunu söyledi. Vatandaşların ev sahibi olmasının önemli olduğunu ancak şehir bütünlüğünün zarar gördüğünü belirten Subaşı, Antalya’nın bugün hâlâ geçmişte yapılan plansız büyümenin etkilerini yaşadığını kaydetti.

“ASIL EKSİKLİK TEKNİK KADRO YETERSİZLİĞİYDİ”

Dönemin kararlarının kötü niyetle alınmadığını söyleyen Hasan Subaşı, asıl problemin belediyelerin teknik kapasite eksikliği olduğunu dile getirdi. Bu nedenle üniversitelerden ve akademisyenlerden destek aldıklarını ifade eden Subaşı, özellikle şehirleşme konusunda uzman isimlerin çok katlı plansız yapılaşma konusunda ciddi uyarılar yaptığını anlattı. Turizm gelirlerinin Antalya’ya yeterince dönmediğini savunan Subaşı, kentin yoğun göç ve altyapı baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Turizm sektörünün kentin doğal kaynaklarını tükettiğini ifade eden Subaşı, buna rağmen yerel yönetimlerin ekonomik anlamda yeterli desteği alamadığını belirtti.

“ŞEFFAFLIK YÖNETİMİN TEMELİ OLMALI”

Görev yaptığı dönemde şeffaf belediyecilik anlayışını benimsediğini söyleyen Subaşı, yönetime talip olan kişilerin halka karşı açık olması gerektiğini ifade etti. Mal varlığını, projelerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştığını anlatan Subaşı, güven duygusunun şeffaf yönetimle sağlanabileceğini dile getirdi. Büyükşehir Yasası’nın yeniden ele alınması gerektiğini belirten Subaşı, köylerin eski üretim gücüne kavuşmasının önemine dikkat çekti. Tarım, hayvancılık ve kırsal turizmin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Subaşı, köyden kente göçün ancak bu şekilde azaltılabileceğini söyledi.

“ANTALYA KUZEYE DOĞRU GELİŞMELİ”

Antalya’nın geleceğinin kuzey aksında şekillenmesi gerektiğini savunan Subaşı, özellikle Döşemealtı ve Kuzeykent hattının önemine işaret etti. Şehir merkezindeki yoğunluğun azaltılması gerektiğini ifade eden Subaşı, toplu ulaşım ve altyapı yatırımlarının da bu doğrultuda planlanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Antalya’nın yaklaşık 640 kilometrelik sahil şeridine sahip olduğunu hatırlatan Subaşı, yat limanları, balıkçı barınakları ve kruvaziyer limanlarının bilimsel planlamayla ele alınması gerektiğini belirtti. Antalya’nın deniz turizminde çok daha güçlü bir konuma gelebileceğini ifade eden Subaşı, plansız yatırımların önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi.

“PARKTAN İSMİMİN KALDIRILMASI BENİ ÜZDÜ”

Adını taşıyan parkın isminin değiştirilmesine kırıldığını söyleyen Hasan Subaşı, bu sürecin etik olmadığını savundu. Kararın meclis gündemine getirilmeden alındığını öne süren Subaşı, Konyaaltı Caddesi üzerindeki parkta yapılan isim değişikliğinin kendisini üzdüğünü ifade etti. Antalyaspor hakkında da konuşan Subaşı, kulüp yöneticiliğinin belediye başkanlığından daha yorucu olduğunu söyledi. Bazı dönemlerde maç izlemekte bile zorlandıklarını ifade eden Subaşı, Antalyaspor’un mevcut süreçte iyi futbol oynayarak başarılı sonuçlar alacağına inandığını belirtti.

“İŞ İNSANLARININ DESTEĞİ YENİ BİR DURUM DEĞİL”

Belediyelerin zaman zaman imkan yetersizliği yaşadığını söyleyen Subaşı, geçmişte iş insanlarının belediyelere iş makinesi ve ekipman desteği sağladığını ifade etti. Bu tür desteklerin şehirlerin gelişimi için doğal olduğunu belirten Subaşı, yapılan katkılara farklı anlamlar yüklenmesinin doğru olmadığını söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.