İMO Antalya: Antalya–Konya yolunda drenaj ve taşkın riski bilimsel etütle giderilmeli
İMO Antalya: Antalya–Konya yolunda drenaj ve taşkın riski bilimsel etütle giderilmeli
İMO Antalya, Antalya–Konya Yolunda drenaj ve taşkın riskine dikkat çekti: “Bilimsel etüt, şeffaflık ve kamu yararı şart.”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya ile Konya’yı birbirine bağlayan ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından projelendirilip ihale edilen Antalya–Konya Devlet Yolu’na ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, yolun Antalya 13. Bölge Müdürlüğü ile Konya 3. Bölge Müdürlüğü sınırları içinde yer alan stratejik bir ana ulaşım aksı olduğu vurgulandı.
“PROJELENDİRME SÜRECİ ÇOK AŞAMALI VE DENETİME TABİ OLMALI”
Oda yönetimi, Karayolları’nın uzun yıllardır projelendirme hizmetlerini ihale yöntemiyle özel firmalara yaptırdığını hatırlatarak, bu sürecin yalnızca teknik çizim faaliyeti olmadığını belirtti. Mevzuata, teknik şartnamelere ve bilimsel esaslara dayalı çok disiplinli bir mühendislik sürecinin eksiksiz yürütülmesi ve idarece titizlikle denetlenmesi gerektiği ifade edildi.
KORİDOR ETÜDÜ, JEOTEKNİK ÇALIŞMA VE HİDROLOJİK MODELLEME VURGUSU
Açıklamada, teknik şartname gereği başlangıç ve bitiş noktalarını kapsayan geniş bir koridor belirlenmesi, alternatif güzergâhların oluşturulması, plan-profil çalışmaları ve kilometrajlandırma yapılması gerektiği kaydedildi. Zemin elverişlilik ve jeoteknik etütler kapsamında sondaj çalışmaları yapılmasının zorunlu olduğu belirtilirken; dere ve akarsu geçişleri için sanat yapılarının projelendirilmesi, drenaj sistemleri için debi hesaplarının yapılması ve hidrolojik-hidrolik modellemelerin hazırlanmasının temel mühendislik gereklilikleri olduğu vurgulandı.

“ÇANAK FORMUNDAKİ TOPOĞRAFYA RİSK ÜRETİYOR”
Yol kesiminin birden fazla havzanın birleştiği çanak formundaki topoğrafyada yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, düşük kotlu ve minimal dolgulu geçişlerin ciddi mühendislik riskleri doğurabileceği belirtildi. Doğal su akışlarının yeterince modellenmemesi ve potansiyel göllenme alanlarının dikkate alınmamasının, özellikle yağışlı dönemlerde alanın geçici göl alanına dönüşmesine neden olabileceği ifade edildi.
DRENAJ SİSTEMİ EN KRİTİK BİLEŞEN
Maksimum su kotu hesapları ve taşkın senaryoları dikkate alınmadan oluşturulan profil çalışmalarının yaşanan olumsuzlukların temel nedenlerinden biri olabileceği değerlendirmesi yapılan açıklamada, drenaj sisteminin proje kapsamında en kritik bileşen olması gerektiği kaydedildi.
“ALTYAPI YATIRIMLARINDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ZORUNLULUKTUR”
Günümüz altyapı anlayışının yalnızca teknik yeterlilikle sınırlı olmadığı belirtilen metinde, doğal su döngüsünü bozmayan ve havza bütünlüğünü koruyan bir planlama yaklaşımının benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Doğayla uyumlu mühendislik anlayışının; doğru kot seçimi, yeterli sanat yapıları ve etkin drenaj çözümlerini vazgeçilmez kabul ettiği ifade edildi.
ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK ÇAĞRISI
Proje onay sürecinde imzası bulunan teknik ve idari sorumluların, ilgili bölge müdürlüklerinin ve müşavir firmaların görev ve sorumluluklarının kamuoyuna açık biçimde ortaya konulması gerektiği belirtilen açıklamada, yapım öncesi tespit edilmesi gereken eksikliklerin ihale makamına raporlanmasının zorunlu olduğu kaydedildi.

“BİLİMSEL REVİZYON VE KAMUOYUNA AÇIKLIK”
Oda yönetimi, yapılacak iyileştirme çalışmalarının geçici çözümlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek; ayrıntılı hidrolojik etütler, güncel hidrolik modellemeler ve taşkın senaryosu analizleriyle revize drenaj ve sanat yapısı projelerinin hazırlanmasını istedi. Sürecin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilen bu ölçekteki bir altyapı yatırımında mühendislik disiplinlerinin tüm gereklerinin eksiksiz uygulanmasının ve kamu yararı ilkesinin gözetilmesinin temel şart olduğu ifade edildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.