LGS sonuçlarına Eğitim-İş Antalya’dan sert tepki
LGS sonuçlarına Eğitim-İş Antalya’dan sert tepki
LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, sınav sistemine sert tepki gösterdi. Acar, mevcut yapının fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğini savunarak kamusal, bilimsel, laik ve parasız eğitim çağrısında bulundu.
Haber: Sena Gargılı - Millî Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarının ilan edilmesinin ardından, eğitim dünyasından ilk büyük tepki Antalya'dan geldi. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, merkezi sınav sisteminin milyonlarca öğrenciyi adaletsiz bir rekabete sürüklediğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tam puan alan öğrenci sayısının eğitim sisteminin niteliğini tek başına göstermediğine dikkat çekti.
BAŞARIYI MI ÖLÇTÜ EKONOMİK GÜCÜ MÜ BELİRSİZ
Mevcut sınav modelinin çocukların gerçek başarısını yansıtmadığını savunan Başkan Sadık Acar, eğitimdeki yapısal sorunların sınav sonuçlarıyla bir kez daha gün yüzüne çıktığını ifade etti. Acar, açıklamasında "Bu sınav öğrencileri değil, ailelerin ekonomik gücünü ve eğitimdeki fırsat eşitsizliğini ölçüyor. Merkezi sınav sistemi, çocukları küçük yaşlardan itibaren acımasız bir yarışın içine itmektedir. Sosyo-ekonomik durumu iyi olan ailelerin çocukları ile devlet okullarında kısıtlı imkanlarla eğitim alan çocuklar aynı kefeye konulamaz" diyerek eşitsizliğe dikkat çekti.

CUMHURİYET DEĞERLERİ VE BİLİMSEL EĞİTİM VURGUSU
Eğitim politikalarının acilen kökten değiştirilmesi gerektiğini belirten Acar, sistemin kamusal, parasız ve laik temellere dayanması gerektiğini hatırlattı. Sadık Acar, her düzenlemede ortak aklın işletilmesi gerektiğini söyledi. "Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde, Cumhuriyet ilke ve devrimlerine gönülden bağlı eğitim emekçileri olarak sınıflarımızda çocuklarımıza bilimi ve tam bağımsız bir Cumhuriyeti anlatmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Eğitim, ayrıştırıcı değil; birleştirici, parasız, bilimsel ve laik olmak zorundadır” diyen Başkan Acar Cumhuriyet ilkelerine bağlılık mesajı verdi.

SINAV STRESİYLE “UCUZ İŞ GÜCÜ OLMA” ARASINDA SIKIŞTILAR
Öğrencilerin bir yandan LGS ve YKS maratonuna mahkûm edildiği, diğer yandan ise MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) uygulamalarıyla binlerce çocuğun eğitim hakkından koparıldığı iddia edildi. Bu uygulamalar nedeniyle çocukların erken yaşta ucuz iş gücü haline getirildiği eleştirileri yükseldi. Eğitimin temel amacının çocukların özgürleşmesi, bilimsel düşünceyi geliştirmesi ve çok yönlü gelişimi olması gerekirken; mevcut anlayışın çocukları ya sınavlara ya da iş gücü piyasasına hazırlayan dar bir çerçeveye sıkıştırdığı aktarıldı.

KAMUSAL EĞİTİM VURGUSU
Eğitim sistemindeki dönüşüm tartışmaları büyürken, devlet okulları arasındaki derin imkân farklılıkları ve artan piyasalaşma da tepki çekti. Millî Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunan eğitim bileşenleri; her çocuğun eşit, nitelikli, parasız ve laik eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Kamusal eğitime ayrılan kaynakların yetersizliğine dikkat çekilirken, okullar arasındaki fiziki ve sosyal uçurumları kapatmak adına bakanlığın hangi somut adımları atacağı merak konusu oldu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.