Sadık Acar: “Ekmek, adalet ve özgürlük için kamu emekçileri omuz omuza mücadele etmeli”

Yaşam 01.05.2026 - 12:27, Güncelleme: 01.05.2026 - 12:27
 

Sadık Acar: “Ekmek, adalet ve özgürlük için kamu emekçileri omuz omuza mücadele etmeli”

Sadık Acar, 1 Mayıs’ta yaptığı açıklamada artan geçim sıkıntısı, hak kayıpları ve özgürlük baskılarına dikkat çekerek kamu emekçilerini örgütlü mücadeleye çağırdı.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yapan Kamu-İş Konfederasyonu İl Başkanı Sadık Acar, Türkiye genelinde emekçilerin ağırlaşan ekonomik koşullar, hak kayıpları ve özgürlük alanlarındaki daralmaya karşı meydanlarda olduğunu söyledi. Acar, “Bugün 1 Mayıs; emeğin sömürüye, özgürlüğün baskıya, adaletin hukuksuzluğa karşı sesini yükselttiği gündür. Biz de milyonların ‘insanca yaşam’ talebini haykırmak için buradayız” dedi. “ÜLKEDE SİSTEMATİK BİR GERİLEME VAR” Türkiye’de eğitimden sağlığa, ekonomiden adalet sistemine kadar pek çok alanda gerileme yaşandığını savunan Acar, “Cumhuriyet’in kazanımları bir bir aşındırılıyor. Örgütlü bir talan söz konusu ve buna karşı verilecek yanıt da örgütlü mücadeledir” ifadelerini kullandı. Toplumsal ve kamusal alanlarda yaşanan sorunların derinleştiğini belirten Acar, emekçilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik haklar açısından da baskı altında olduğunu dile getirdi. “GEÇİM KRİZİ DERİNLEŞİYOR” Kamu-İş’in araştırma birimi Kamu-Ar verilerine dikkat çeken Acar, açlık sınırının 36 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 109 bin lirayı aştığını belirterek, “Kamu emekçisi artık ay sonunu bırakın, ayın başını dahi getiremiyor. TÜİK’in açıkladığı veriler ile gerçek hayat arasındaki fark büyüyor. Onurlu bir yaşam ve emeklilik hayali her geçen gün daha da uzaklaşıyor” dedi. “TOPLU SÖZLEŞME MASASI İŞLEVİNİ YİTİRDİ” Son toplu sözleşme sürecine de değinen Acar, mevcut yapının emekçilerin haklarını korumaktan uzak olduğunu öne sürerek, “O masa bir müzakere alanı değil, önceden belirlenmiş bir senaryonun sahnelendiği bir alan haline gelmiştir. Kamu emekçisinin hakları bu süreçte yok sayılmıştır” ifadelerini kullandı. HAK TALEPLERİNİ SIRALADI Acar, kamu emekçilerinin temel taleplerini ise şöyle sıraladı: Grev hakkının tanınması Eşit işe eşit ücret Tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması Enflasyon farkının aylık ve bilimsel yöntemlerle belirlenmesi İnsanca yaşamaya yetecek ücret ve çalışma koşulları “HAK MÜCADELESİNİN ADRESİ MEYDANLARDIR” Hak arama mücadelesinin yalnızca masada değil, sahada verileceğini vurgulayan Acar, “Haklarımızı almanın yolu kalabalık meydanlardan geçiyor. Maden işçilerinin direnişi bunun en somut örneğidir” dedi. “DEMOKRATİK HAKLAR DA TEHDİT ALTINDA” Açıklamasında ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve basın özgürlüğüne yönelik baskılara da değinen Acar, gazeteciler, aydınlar ve sendikacıların hedef alındığını belirterek, “Seçilmiş siyasetçiler tutuklanıyor, ifade özgürlüğü sınırlandırılıyor. Bu durum yalnızca emekçilerin değil, tüm toplumun sorunudur” diye konuştu. “EKONOMİK YÜK EMEKÇİNİN SIRTINDA” Vergi politikalarını da eleştiren Acar, ücret artışlarının yüksek vergilerle geri alındığını savunarak, “Emekçinin cebine giren daha girmeden çıkıyor. Ülkenin kaynakları satılıyor, kamu varlıkları elden çıkarılıyor” ifadelerini kullandı. “ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ÇAĞRISI” Acar, açıklamasını birlik ve dayanışma çağrısıyla tamamladı: “Emeğin hakkına, Cumhuriyet’e ve geleceğimize sahip çıkmanın tek yolu örgütlü mücadeledir. Bu 1 Mayıs’ı bir dönüm noktası haline getirmeliyiz. Biz sustukça sefalet büyür, biz durdukça karanlık artar. Ekmek, adalet ve özgürlük için kamu emekçileri omuz omuza olmalıdır.” Sadık Acar, tüm işçi sınıfının 1 Mayıs’ını kutlayarak, kamu emekçilerini hak mücadelesini büyütmeye davet etti.
Sadık Acar, 1 Mayıs’ta yaptığı açıklamada artan geçim sıkıntısı, hak kayıpları ve özgürlük baskılarına dikkat çekerek kamu emekçilerini örgütlü mücadeleye çağırdı.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yapan Kamu-İş Konfederasyonu İl Başkanı Sadık Acar, Türkiye genelinde emekçilerin ağırlaşan ekonomik koşullar, hak kayıpları ve özgürlük alanlarındaki daralmaya karşı meydanlarda olduğunu söyledi. Acar, “Bugün 1 Mayıs; emeğin sömürüye, özgürlüğün baskıya, adaletin hukuksuzluğa karşı sesini yükselttiği gündür. Biz de milyonların ‘insanca yaşam’ talebini haykırmak için buradayız” dedi.

“ÜLKEDE SİSTEMATİK BİR GERİLEME VAR”

Türkiye’de eğitimden sağlığa, ekonomiden adalet sistemine kadar pek çok alanda gerileme yaşandığını savunan Acar, “Cumhuriyet’in kazanımları bir bir aşındırılıyor. Örgütlü bir talan söz konusu ve buna karşı verilecek yanıt da örgütlü mücadeledir” ifadelerini kullandı. Toplumsal ve kamusal alanlarda yaşanan sorunların derinleştiğini belirten Acar, emekçilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik haklar açısından da baskı altında olduğunu dile getirdi.

“GEÇİM KRİZİ DERİNLEŞİYOR”

Kamu-İş’in araştırma birimi Kamu-Ar verilerine dikkat çeken Acar, açlık sınırının 36 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 109 bin lirayı aştığını belirterek, “Kamu emekçisi artık ay sonunu bırakın, ayın başını dahi getiremiyor. TÜİK’in açıkladığı veriler ile gerçek hayat arasındaki fark büyüyor. Onurlu bir yaşam ve emeklilik hayali her geçen gün daha da uzaklaşıyor” dedi.

“TOPLU SÖZLEŞME MASASI İŞLEVİNİ YİTİRDİ”

Son toplu sözleşme sürecine de değinen Acar, mevcut yapının emekçilerin haklarını korumaktan uzak olduğunu öne sürerek, “O masa bir müzakere alanı değil, önceden belirlenmiş bir senaryonun sahnelendiği bir alan haline gelmiştir. Kamu emekçisinin hakları bu süreçte yok sayılmıştır” ifadelerini kullandı.

HAK TALEPLERİNİ SIRALADI

Acar, kamu emekçilerinin temel taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • Grev hakkının tanınması
  • Eşit işe eşit ücret
  • Tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması
  • Enflasyon farkının aylık ve bilimsel yöntemlerle belirlenmesi
  • İnsanca yaşamaya yetecek ücret ve çalışma koşulları

“HAK MÜCADELESİNİN ADRESİ MEYDANLARDIR”

Hak arama mücadelesinin yalnızca masada değil, sahada verileceğini vurgulayan Acar, “Haklarımızı almanın yolu kalabalık meydanlardan geçiyor. Maden işçilerinin direnişi bunun en somut örneğidir” dedi.

“DEMOKRATİK HAKLAR DA TEHDİT ALTINDA”

Açıklamasında ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve basın özgürlüğüne yönelik baskılara da değinen Acar, gazeteciler, aydınlar ve sendikacıların hedef alındığını belirterek, “Seçilmiş siyasetçiler tutuklanıyor, ifade özgürlüğü sınırlandırılıyor. Bu durum yalnızca emekçilerin değil, tüm toplumun sorunudur” diye konuştu.

“EKONOMİK YÜK EMEKÇİNİN SIRTINDA”

Vergi politikalarını da eleştiren Acar, ücret artışlarının yüksek vergilerle geri alındığını savunarak, “Emekçinin cebine giren daha girmeden çıkıyor. Ülkenin kaynakları satılıyor, kamu varlıkları elden çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.

“ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ÇAĞRISI”

Acar, açıklamasını birlik ve dayanışma çağrısıyla tamamladı: “Emeğin hakkına, Cumhuriyet’e ve geleceğimize sahip çıkmanın tek yolu örgütlü mücadeledir. Bu 1 Mayıs’ı bir dönüm noktası haline getirmeliyiz. Biz sustukça sefalet büyür, biz durdukça karanlık artar. Ekmek, adalet ve özgürlük için kamu emekçileri omuz omuza olmalıdır.” Sadık Acar, tüm işçi sınıfının 1 Mayıs’ını kutlayarak, kamu emekçilerini hak mücadelesini büyütmeye davet etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.