Sağlık emekçileri tepkili

Eğitim 23.06.2026 - 15:12, Güncelleme: 23.06.2026 - 15:12
 

Sağlık emekçileri tepkili

Antalya’da sağlık emekçileri, ücret adaletsizliği, düşük nöbet ücretleri ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı ses yükseltti. Genel Sağlık-İş, özellikle 112 Acil’de artan sorunlara dikkat çekerek eşitlik ve hak kayıplarının giderilmesini istedi.
Haber: Sena Gargılı - Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası, (Genel Sağlık-İş) 2011 yılından bu yana Birleşik Kamu-İş konfederasyonuna bağlı olarak faaliyetlerini sürmeye devam ediyor. Sağlık sisteminin piyasalaştırılmasına, özelleştirmelere ve sağlıkta yaşanan şiddet olaylarına karşı çıkan Sendika, taşeronlaşmaya, güvencesiz çalışmaya karşı da sağlık emekçilerinin yanında yer alıyor. “SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI” TEPKİLERİN ODAĞI OLDU Sağlık Bakanlığı'nın "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla sunduğu bütçe planlamaları sonrası sağlık sektöründen peş peşe tepkiler gelmeye başladı. Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği üzerinde yapılan değişiklikler sendikalar tarafından yargıya taşındı. Nöbet ücretlerinin düşüklüğüne, teşvik ödemelerindeki adaletsizliklere ve izin dönemlerinde yapılan ücret kesintilerine karşı aylardır çözülmeyen sorunlar “beyaz önlük”lülerin sessiz isyanına dönüştü. Sağlık Bakanlığı'nın sağlık sistemini piyasalaştıran uygulamalarına, çalışanları enflasyon karşısında ezen ücret politikalarına ve atama bekleyen gençlerin taleplerinin görmezden gelinmesine karşı sendika çatısı altında birleşen sağlıkçılar, tek ses oldu. Genel Sağlık-İş Antalya Şube Yönetimi Şube İl Başkanı Mehmet Savaş, sağlık sistemindeki adaletsizliklerin artması üzerine bir basın açıklaması yayınladı. AYNI KURUMA FARKLI HESAP Açıklamada, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni bir hak kaybıyla, yeni bir belirsizlikle ve yeni bir adaletsizlikle karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamaları örnek gösterildi. Aynı kurumda çalışan sağlık emekçileri arasında farklı çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplamalar nedeniyle nöbet usulü çalışanların 13 saatlik ücret kaybına uğratıldığı belirtildi. Aynı idari izin uygulamasında mesaili çalışanlar için farklı, nöbet usulü çalışanlar için farklı hesap yapıldığına da dikkat çekildi. Toplu sözleşme ile kazanılmış hak olmasına rağmen, gece çalışmasının artırımlı ücretinin bazı illerde ödenip bazılarında ödenmediği açıklandı. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yoruma açık uygulamalarla değil, açık ve eşit kurallarla yönetilmek istediği hatırlatıldı. 112 ACİL SAĞLIK’TA PROBLEM DAHA BÜYÜK Sorunların en ağır yaşandığı alanlardan birinin de 112 Acil Sağlık Hizmetleri olduğu ifade edildi. Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan emekçilerin; ihmalle, personel yetersizliğiyle, sağlıksız çalışma koşullarıyla, keyfi görevlendirmelerle ve ücret adaletsizliğiyle de mücadele ettiği aktarıldı. Aynı riski taşıyan, aynı özveriyle çalışan 112 emekçilerinin ek ödeme sisteminde ikinci basamak sağlık emekçilerine göre katbekat düşük ücretlerle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Personelin karşılaştığı risklere rağmen, emeğinin karşılığını alamadığı da vurgulandı. Eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayan anlayışın, sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratmakta ve çalışma motivasyonunu zedelediği ifade edildi. DEVLETİN TEMEL YÜKÜMLÜLÜĞÜ HATIRLATILDI Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakkını teslim etmenin devletin en temel yükümlülüğü olduğu üzerinde duruldu. Emekçilerin haklarını yok sayan, sorunları görmezden gelen anlayış değişmedikçe sağlık sistemindeki krizin derinleşmeye devam edeceği aktarıldı. Genel Sağlık-İş’in, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emeğini, onurunu ve kazanılmış haklarını savunmaya; hukukun, eşitliğin ve kamusal sağlık hizmetinin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceği bildirildi.
Antalya’da sağlık emekçileri, ücret adaletsizliği, düşük nöbet ücretleri ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı ses yükseltti. Genel Sağlık-İş, özellikle 112 Acil’de artan sorunlara dikkat çekerek eşitlik ve hak kayıplarının giderilmesini istedi.

Haber: Sena Gargılı - Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası, (Genel Sağlık-İş) 2011 yılından bu yana Birleşik Kamu-İş konfederasyonuna bağlı olarak faaliyetlerini sürmeye devam ediyor. Sağlık sisteminin piyasalaştırılmasına, özelleştirmelere ve sağlıkta yaşanan şiddet olaylarına karşı çıkan Sendika, taşeronlaşmaya, güvencesiz çalışmaya karşı da sağlık emekçilerinin yanında yer alıyor.

“SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI” TEPKİLERİN ODAĞI OLDU

Sağlık Bakanlığı'nın "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla sunduğu bütçe planlamaları sonrası sağlık sektöründen peş peşe tepkiler gelmeye başladı. Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği üzerinde yapılan değişiklikler sendikalar tarafından yargıya taşındı. Nöbet ücretlerinin düşüklüğüne, teşvik ödemelerindeki adaletsizliklere ve izin dönemlerinde yapılan ücret kesintilerine karşı aylardır çözülmeyen sorunlar “beyaz önlük”lülerin sessiz isyanına dönüştü. Sağlık Bakanlığı'nın sağlık sistemini piyasalaştıran uygulamalarına, çalışanları enflasyon karşısında ezen ücret politikalarına ve atama bekleyen gençlerin taleplerinin görmezden gelinmesine karşı sendika çatısı altında birleşen sağlıkçılar, tek ses oldu. Genel Sağlık-İş Antalya Şube Yönetimi Şube İl Başkanı Mehmet Savaş, sağlık sistemindeki adaletsizliklerin artması üzerine bir basın açıklaması yayınladı.

AYNI KURUMA FARKLI HESAP

Açıklamada, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün yeni bir hak kaybıyla, yeni bir belirsizlikle ve yeni bir adaletsizlikle karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamaları örnek gösterildi. Aynı kurumda çalışan sağlık emekçileri arasında farklı çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplamalar nedeniyle nöbet usulü çalışanların 13 saatlik ücret kaybına uğratıldığı belirtildi. Aynı idari izin uygulamasında mesaili çalışanlar için farklı, nöbet usulü çalışanlar için farklı hesap yapıldığına da dikkat çekildi. Toplu sözleşme ile kazanılmış hak olmasına rağmen, gece çalışmasının artırımlı ücretinin bazı illerde ödenip bazılarında ödenmediği açıklandı. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yoruma açık uygulamalarla değil, açık ve eşit kurallarla yönetilmek istediği hatırlatıldı.

112 ACİL SAĞLIK’TA PROBLEM DAHA BÜYÜK

Sorunların en ağır yaşandığı alanlardan birinin de 112 Acil Sağlık Hizmetleri olduğu ifade edildi. Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan emekçilerin; ihmalle, personel yetersizliğiyle, sağlıksız çalışma koşullarıyla, keyfi görevlendirmelerle ve ücret adaletsizliğiyle de mücadele ettiği aktarıldı. Aynı riski taşıyan, aynı özveriyle çalışan 112 emekçilerinin ek ödeme sisteminde ikinci basamak sağlık emekçilerine göre katbekat düşük ücretlerle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Personelin karşılaştığı risklere rağmen, emeğinin karşılığını alamadığı da vurgulandı. Eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayan anlayışın, sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratmakta ve çalışma motivasyonunu zedelediği ifade edildi.

DEVLETİN TEMEL YÜKÜMLÜLÜĞÜ HATIRLATILDI

Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakkını teslim etmenin devletin en temel yükümlülüğü olduğu üzerinde duruldu. Emekçilerin haklarını yok sayan, sorunları görmezden gelen anlayış değişmedikçe sağlık sistemindeki krizin derinleşmeye devam edeceği aktarıldı. Genel Sağlık-İş’in, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emeğini, onurunu ve kazanılmış haklarını savunmaya; hukukun, eşitliğin ve kamusal sağlık hizmetinin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceği bildirildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.