Fenerbahçe’de ne yazık ki yönetiminden teknik heyetine kadar kimse Şampiyonlar Ligi’ne inanmadı. Sonuç ne mi oldu? 18’inci yıl ve yine hüsran.
Feyenoord eşleşmesinin ardından, nerede çalıştığının farkında olmayan Mourinho, takımına olan güvensizliğini Benfica güzellemeleriyle gösterdi. Kariyeri kupalarla dolu olmasına sonsuz saygımız var ama çalıştığı kulübün 17 yılı aşkın bir süredir Şampiyonlar Ligi hasreti olduğunun da birisinin kendisine anlatması gerekiyordu sanırım. Takımda taktik adına hiçbir şey yok. Sahadaki kimse ne oynadığını bilmiyor. Maçın en iyisi, bu sezon ilk kez resmi maçına çıkan kaleci Livakovic. Gerisini siz düşünün…
2018 yılında Başkanlığa seçilen Sayın Ali Koç ve yönetimi, takımı gerek transfer anlamında gerek mental anlamda hiçbir sezona hazırlayamamalarını kendilerine hiç soruyorlar mı acaba? Tüm yılları bir kenara bırakalım. Bu sezon başında çaba gösterilip alınamayan, üstelik oyuncu için özel uçak gönderip eli boş dönülen Kerem Aktürkoğlu’nun golüyle Şampiyonlar Ligi’ne veda etti dün gece Fenerbahçe! Bakalım yönetim, Eylül ayında yapılacak kongrede taraftara bu kez ne anlatacak.
Mourinho’ya şu soruyu sormak gerekir diye düşünüyorum. İrfan Can Kahveci’nin günahı nedir? Sahada hiçbir varlık gösteremeyen ve 19 top kaybıyla oynayan Szymanski’yi bu insanlar 90 dakika izlemek zorunda mı? Bu takımın taktiği nedir?
Tebrikler beyler, inanmayarak başardınız. Hasret 18 yıl oldu!