Eğitim İş’ten Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

Eğitim 26.06.2026 - 17:34, Güncelleme: 26.06.2026 - 17:34
 

Eğitim İş’ten Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

Eğitim-İş, eğitimde artan maliyetler, çocuk yoksulluğu, MESEM uygulamaları ve güvenlik sorunlarına dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı, taleplerini sıraladı.
Haber: Sena Gargılı - Eğitim ve Bilim İşverenleri (Eğitim-İş) Sendikası Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde ve eş zamanlı olarak il müdürlüklerinde “2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Sonu Değerlendirme Raporu” kapsamında sert bir yıl sonu açıklaması gerçekleştirdi. Acar, eğitim sisteminin ekonomik, ideolojik ve kurumsal bir kuşatma altında olduğunu savunarak doğrudan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı. DEVLET OKULUNA 100 BİN LİRA KAYIT ÜCRETİ Açıklamada, devletin anayasal bir yükümlülük olan parasız eğitim ilkesini fiilen ve tamamen terk ettiği vurgulandı. Eğitim harcamaları tamamen hane halkının, asgari ücretli ailelerin omuzlarına yıkıldığına dikkat çekildi. Bazı devlet okullarında "bağış", "aidat" veya "kayıt parası" adı altında 10 bin TL ile 100 bin TL arasında fahiş rakamlar talep edildiği ifade edildi. Bugün bir öğrencinin okula başlama maliyetinin yaklaşık 65 bin lira civarına yükseldiği ve bu rakama “kayıt ücreti” adı altında istenen tutarın dahil olmadığı ifade edildi. KOLEJLERİN YILLIK ÜCRETİ 2 MİLYONA DAYANDI Devlet okulları bu seviyeye ulaşmışken özel okullarda daha vahim bir tablo ortaya çıktı. Bazı özel okulların yıllık eğitim ücreti artık 1,5-2 milyon civarına ulaştı. Veliler "1,5 milyon liraya özel okul mu olur, bu gücü nereden alıyorlar?" diye ses yükseltti. Bakan Tekin’in, "Biz size seçenek sunuyoruz, 600 bin liranın altında okullar da var" açıklaması ise velilerin tepkisini çekti. Okulların giderek ticarethane halini almasından korktuklarını aktaran anne-babalar çocuklarının geleceğinden de endişeleniyor. OECD VE PISA “AÇLIKTA” BİRLEŞTİ OECD verilerine göre Türkiye'de çocuk yoksulluğu %22,4 seviyesine ulaştığı görüldü. Bu, her beş çocuktan birinin yeterli beslenememekte, her dört çocuktan birinin ise okula aç gittiğini gösteren vahim bir tablo. PISA raporları ülkemizde öğrencilerin %19,2’sinin ekonomik yetersizlik nedeniyle doğrudan aç kaldığını anlatıyor. Bu iki veri dünya genelinde küresel geçerliliğe sahip kurumlar tarafından analiz edildi. Bilimsel bir araştırmaya dayanmadan ve pilot uygulaması dahi yapılmadan hayata geçirilen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ise eleştirilmeye devam etti. Modelin, eğitim programlarının bilimsel içerikten tamamen arındırılarak, adeta kurumsal bir “belgesel” niteliği taşıdığı vurgulandı. Eleştirel düşüncenin, sorgulamanın, pozitif bilimlerin müfredattan "sadeleştirme" adı altında çıkarıldığı belirtildi. 1,5 MİLYON ÇOCUK OKULDA DEĞİL 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasına rağmen %100 okullaşma hedefine ulaşılamamış olması, açıklamada eleştirilen önemli noktalar arasında yer aldı. İlkokulda her 100 çocuktan 5’inin, ortaokulda 9’unun, lisede ise 12’sinin eğitim hakkının ellerinden alındığını istatistiksel olarak kanıtlandı. Açık öğretim ve MESEM kapsamındaki öğrencilerle birlikte zorunlu eğitim çağında olması gerekirken okulda bulunmayan çocuk sayısının 1,5 milyona yaklaşmasından endişe duyulduğu ifade edildi. Eğitim-İş, Öğretmenlik Mesleği Kanunu (ÖMK) ve kurulan eğitim akademisinin, eğitim fakültelerini işlevsizleştirerek diplomaları yok saydığına ve öğretmenleri "kursiyer" konumuna indirgediğine de dikkat çekti. Öğretmenlerin bu durumdan rahatsızlığını da dile getiren sendika, amacın eğitim öğretim faaliyetini iyileştirmek değil siyasileştirmek olduğunu aktardı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunan Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, yeni eğitim öğretim yılının sorunsuz ilerlemesi için taleplerinin yerine getirilmesini istedi:   Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu’nun derhal çıkarılması, Okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanması, Her öğrenciye ücretsiz okul yemeği sağlanması, MESEM’ler kapatılarak çocuk işçiliğine son verilmesi, Maarif Müfredatı geri çekilerek bu kapsamda yapılan protokollerin iptal edilmesi, Mülakat ve akademi dayatması kaldırılması, Özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi verilmesi.      
Eğitim-İş, eğitimde artan maliyetler, çocuk yoksulluğu, MESEM uygulamaları ve güvenlik sorunlarına dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı, taleplerini sıraladı.

Haber: Sena Gargılı - Eğitim ve Bilim İşverenleri (Eğitim-İş) Sendikası Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde ve eş zamanlı olarak il müdürlüklerinde “2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Sonu Değerlendirme Raporu” kapsamında sert bir yıl sonu açıklaması gerçekleştirdi. Acar, eğitim sisteminin ekonomik, ideolojik ve kurumsal bir kuşatma altında olduğunu savunarak doğrudan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.

DEVLET OKULUNA 100 BİN LİRA KAYIT ÜCRETİ

Açıklamada, devletin anayasal bir yükümlülük olan parasız eğitim ilkesini fiilen ve tamamen terk ettiği vurgulandı. Eğitim harcamaları tamamen hane halkının, asgari ücretli ailelerin omuzlarına yıkıldığına dikkat çekildi. Bazı devlet okullarında "bağış", "aidat" veya "kayıt parası" adı altında 10 bin TL ile 100 bin TL arasında fahiş rakamlar talep edildiği ifade edildi. Bugün bir öğrencinin okula başlama maliyetinin yaklaşık 65 bin lira civarına yükseldiği ve bu rakama “kayıt ücreti” adı altında istenen tutarın dahil olmadığı ifade edildi.

KOLEJLERİN YILLIK ÜCRETİ 2 MİLYONA DAYANDI

Devlet okulları bu seviyeye ulaşmışken özel okullarda daha vahim bir tablo ortaya çıktı. Bazı özel okulların yıllık eğitim ücreti artık 1,5-2 milyon civarına ulaştı. Veliler "1,5 milyon liraya özel okul mu olur, bu gücü nereden alıyorlar?" diye ses yükseltti. Bakan Tekin’in, "Biz size seçenek sunuyoruz, 600 bin liranın altında okullar da var" açıklaması ise velilerin tepkisini çekti. Okulların giderek ticarethane halini almasından korktuklarını aktaran anne-babalar çocuklarının geleceğinden de endişeleniyor.

OECD VE PISA “AÇLIKTA” BİRLEŞTİ

OECD verilerine göre Türkiye'de çocuk yoksulluğu %22,4 seviyesine ulaştığı görüldü. Bu, her beş çocuktan birinin yeterli beslenememekte, her dört çocuktan birinin ise okula aç gittiğini gösteren vahim bir tablo. PISA raporları ülkemizde öğrencilerin %19,2’sinin ekonomik yetersizlik nedeniyle doğrudan aç kaldığını anlatıyor. Bu iki veri dünya genelinde küresel geçerliliğe sahip kurumlar tarafından analiz edildi. Bilimsel bir araştırmaya dayanmadan ve pilot uygulaması dahi yapılmadan hayata geçirilen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ise eleştirilmeye devam etti. Modelin, eğitim programlarının bilimsel içerikten tamamen arındırılarak, adeta kurumsal bir “belgesel” niteliği taşıdığı vurgulandı. Eleştirel düşüncenin, sorgulamanın, pozitif bilimlerin müfredattan "sadeleştirme" adı altında çıkarıldığı belirtildi.

1,5 MİLYON ÇOCUK OKULDA DEĞİL

12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasına rağmen %100 okullaşma hedefine ulaşılamamış olması, açıklamada eleştirilen önemli noktalar arasında yer aldı. İlkokulda her 100 çocuktan 5’inin, ortaokulda 9’unun, lisede ise 12’sinin eğitim hakkının ellerinden alındığını istatistiksel olarak kanıtlandı. Açık öğretim ve MESEM kapsamındaki öğrencilerle birlikte zorunlu eğitim çağında olması gerekirken okulda bulunmayan çocuk sayısının 1,5 milyona yaklaşmasından endişe duyulduğu ifade edildi. Eğitim-İş, Öğretmenlik Mesleği Kanunu (ÖMK) ve kurulan eğitim akademisinin, eğitim fakültelerini işlevsizleştirerek diplomaları yok saydığına ve öğretmenleri "kursiyer" konumuna indirgediğine de dikkat çekti. Öğretmenlerin bu durumdan rahatsızlığını da dile getiren sendika, amacın eğitim öğretim faaliyetini iyileştirmek değil siyasileştirmek olduğunu aktardı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunan Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, yeni eğitim öğretim yılının sorunsuz ilerlemesi için taleplerinin yerine getirilmesini istedi:

 

  • Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu’nun derhal çıkarılması,
  • Okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanması,
  • Her öğrenciye ücretsiz okul yemeği sağlanması,
  • MESEM’ler kapatılarak çocuk işçiliğine son verilmesi,
  • Maarif Müfredatı geri çekilerek bu kapsamda yapılan protokollerin iptal edilmesi,
  • Mülakat ve akademi dayatması kaldırılması,
  • Özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi verilmesi.

     

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.