Genelde "pedofili" denince aklımıza filmlerdeki gibi, karanlık sokaklarda çocuk bekleyen, hırpani kılıklı korkunç tipler gelir. Ancak Epstein davası bize çok acı bir gerçeği tekrar hatırlattı:
İstismar, bazen en şık takım elbiseler içinde en lüks uçaklara binerek en "saygın" koltuklarda oturur.
Pedofili, bir yetişkinin çocuklara karşı cinsel ilgi duyması durumudur. Bu bir "tercih" ya da "hata" değildir; bu derin bir sapma ve büyük bir suçtur. Epstein davasında gördüğümüz o devasa ağ, bize bu durumun sadece bireysel değil, organize bir kötülüğe de dönüşebileceğini gösteriyor.
"Benim Çocuğumun Başına Gelmez" Demeyin
Psikoloji kliniklerimizde en çok duyduğumuz cümlelerden biri budur. Oysa istismarcılar genelde yabancılar değil; çocuğun tanıdığı, güvendiği, hatta bazen "hayran olduğu" kişiler arasından çıkar.
Neden mi? Çünkü bu kişiler önce güven inşa ederler. Tıpkı Epstein’in o devasa serveti ve çevresiyle kurduğu o sahte "güvenli ve ışıltılı dünya" gibi. Çocukları ve aileleri bu ışıltıyla kör edip, sonra o karanlığın içine çekerler.
Biz Ne Yapmalıyız?
Size en basit haliyle şunu söyleyebilirim: Çocuklarınıza "hayır" demeyi öğretin.
- Beden Onayı: Çocuğunuz istemediği sürece kimsenin (akraba dahil) onu öpmesine, sarılmasına izin vermeyin. "Hadi amcaya bir öpücük ver" baskısı, çocuğun sınır algısını bozar.
- Sır Saklamamak: Çocuğunuza şunu anlatın: "Eğer bir yetişkin seninle bir sır paylaşıyorsa ve bu seni rahatsız ediyorsa, o artık bir sır değil, bir sorundur. Gel ve bana anlat."
- Gözlemci Olun: Çocuğunuzun davranışlarındaki ani değişimleri (uyku bozukluğu, içe kapanma, aşırı korku) ciddiye alın.
Son Söz: Sessizlik Kötülüğün Yakıtıdır
Epstein davası bize şunu öğretti: Güçlü insanlar, sessiz kalan bir toplum sayesinde yıllarca bu suçları işleyebildiler. Bizler toplum olarak ne kadar uyanık olur, çocuklarımızın sesini ne kadar duyarsak, bu karanlık odalara o kadar çok ışık tutarız.
Unutmayın, bir çocuğun gülüşü, dünyanın bütün servetlerinden daha değerlidir. Ve o gülüşü korumak hepimizin görevidir.
Haftaya başka bir konuda, yine hayatın içinden bir bakışla görüşmek üzere.
Klinik Psikolog Uygar Gök