Çok uzun zaman oldu yazmayalı ve sanırım özledim buralardan size kalbimi açmayı.
Hayatın bunca telaşı içerisinde nasılsınız? Neye ihtiyacınız var bu ara? Neye şaşırıyor, neye üzülüyor, neye seviniyor ve neye özlem duyuyorsunuz? Durup bunları düşünmeye vakit var mı?
Olmalı.
İnsan her gün en azından birkaç dakikasını kendine ayırıp bunları sormalı. Ya da yalnızca “Bugün nasılım?” ve “Bugün beni en çok sevindiren şey neydi?” diye düşünmeli. Günü kapatırken iyi bir şey bulup ona sarılmalıyız belki de; bunca karmaşanın ve yorgunluğun içinde.
Geçtiğimiz günlerde arkadaş grubumla yaptığım bir konuşmada, bu dönemde daha derinlikli sohbetlere ihtiyaç duyduğumu ifade ettim. Gündelik sorunların ötesine geçilebildiği, gerçekten nasıl olduğumun merak edildiği ve benim de karşımdaki kişinin hâlini içtenlikle merak ettiğim; samimi, açık ve anlamlı sohbetlere…
Sanırım özünde kendi duygumu ve ihtiyacımı anlamaya ihtiyacım var. Belki de kendimi sesli duymak istiyorum.
Çünkü gündelik yaşamın yoğun temposu, sorumlulukları ve kesintisiz akışı içerisinde kendimizi dinlemeyi ve fark etmeyi ihmal edebiliyoruz. Nefes alabilmek için sosyal planlar yapıyor, ancak zaman zaman bunlar dahi bir yük gibi hissedilebiliyor. Kendi başımıza kalmanın ya da yalnızca dinlenmenin değerini yeterince takdir edemez hâle gelebiliyoruz.
Adeta her boşluğu doldurmalı, her anı değerlendirmeli, sürekli bir şeylerle meşgul olmalıymışız gibi. Hiçbir şey yapmadığımız zamanlarda bile vicdan azabı çekiyoruz.
Bazen ise hayatın boşlukları kendiliğinden doluyor ya da bizi bekleyen yeni sorumluluklar ortaya çıkıyor. Oysa zaman zaman o eski sıkılma hâlini, “Acaba bugün ne yapsam?” diye düşündüğümüz anları özlemiyor musunuz? Bana öyle geliyor ki, yaş aldıkça sorumluluklarımız, görüşmemiz gereken insanlar ve tamamlamamız gereken işler giderek artıyor. Bitmek bilmeyen görevler, yetişilmesi gereken yerler ve yeterince vakit ayıramadığımız insanlar sürekli hayatımızda yer alıyor. Tüm bu yoğunluk içerisinde kendimize zaman ayırabiliyor muyuz peki?
Oysa dinlenmek ve kişinin kendini dinleyebilmesi de temel bir ihtiyaçtır. Bu nedenle, zaman zaman hiçbir şey yapmamaya ayrılmış günlerin önemini hatırlamak ve buna bilinçli olarak alan açmak gerekir.
Şarkıda diyor ya “bazen fişi çekip dükkanı kapatası” geliyor insanın.
Belki de bu ara hepimizin en çok ihtiyacı olan şey, biraz yavaşlamak… Kendimize dönmek… Ve uzun zamandır ihmal ettiğimiz o soruyu yeniden sormak:
“Nasılsın?”