Sibel Çetin Çavdar
Köşe Yazarı
Sibel Çetin Çavdar
 

Çocuğun Hırçınlığı mı, Yetişkinlerin Hatası mı?

  Bir çocuğun hırçınlaştığını gördüğümüzde çoğu zaman şu cümleyi duyarız: “Bu çocuk çok asi.” “Hiç söz dinlemiyor.” “Okulda uyumsuz.”   Oysa çoğu zaman problem çocukta değil, çocuğun büyüdüğü düzenin içindedir.   Sürekli azarlanan bir çocuğu düşünün. Her hareketi eleştirilen, her davranışı düzeltilmeye çalışılan bir çocuk…   Bir süre sonra ne olur?   Çocuk uyarıları duymamayı öğrenir.   Tıpkı sürekli çalan bir alarmın bir süre sonra kimse tarafından fark edilmemesi gibi… Uyarı çok olunca etkisi sıfıra iner.   Bugün birçok öğretmenin yaşadığı bir durum var: “Çocuğa on kere söylüyoruz ama yine yapıyor.”   Belki de sorun çocuğun inadı değil, uyarının değersizleşmesidir.   ⸻   Evde Sorumluluk Almayan Çocuk, Okulda Sorumluluk Almaz   Bir başka gerçek de şu:   Evde sorumluluk verilmeyen çocuk, okulda verilen sorumluluğu da yerine getirmez.   Çünkü sorumluluk bir kas gibidir. Kullanılmadıkça gelişmez.   Odası hiç toplatılmayan, çantasını annesi hazırlayan, ödevini anne kontrol etmeden yapmayan bir çocuk…   Okulda öğretmen “ödevini yap” dediğinde bunu zorunlu bir görev olarak değil, gereksiz bir yük olarak görür.   Sonra veliler şu cümleyi kurar:   “Hocam evde çok iyi ama okulda yapmıyor.”   Aslında çocuk iki farklı karakter sergilemiyor. Sadece alışık olmadığı bir sorumlulukla karşılaşıyor.   ⸻   Her İsteği Yapılan Çocuğun İlk Tepkisi: Duyarsızlık   Çocuğun her isteğini yerine getirmek çoğu zaman sevgi zannedilir.   Ama gerçek şu ki; sınır koyulmayan sevgi çocuğu güçlendirmez, zayıflatır.   Çünkü sürekli istediği olan çocuk şunu öğrenir:   “Ben isterim, büyükler yapar.”   Ve bu düzen bir gün tersine döndüğünde — yani anne baba bir şey istediğinde — çocuk ilk defa farklı bir durumla karşılaşır.   İşte o anda ortaya çıkan şey saygısızlık değil, alışkanlıktır.   Çocuk yıllarca kendisine hizmet edilen bir düzenin içinde büyümüştür. Bu yüzden başkalarının beklentilerine karşı duyarsız kalması onun için normaldir.   ⸻   Sorun Çocuk Değil, Düzen   Bugün okullarda sık sık şu üç tabloyu görüyoruz: • Sürekli uyarıldığı için uyarılara karşı bağışıklık kazanmış çocuklar • Evde sorumluluk almadığı için okul sorumluluklarını reddeden öğrenciler • Her isteği yerine getirildiği için başkalarının beklentilerine duyarsız kalan bireyler   Ve çoğu zaman bu durum “disiplin sorunu” olarak adlandırılıyor.   Oysa mesele disiplin değil.   Mesele çocuğun büyüdüğü düzen.   ⸻   Güçlü Çocuk Nasıl Yetişir?   Güçlü çocuk; • Her istediği yapılan çocuk değildir. • Hiç eleştirilmeyen çocuk değildir. • Sürekli uyarılan çocuk da değildir.   Güçlü çocuk;   Sorumluluk verilen, Sınır konulan, Ama aynı zamanda değer verilen çocuktur.   Çünkü çocuklar sözlerden değil, düzenlerden öğrenir.   ⸻   Belki de kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:   Çocuğumuzu mutlu etmeye mi çalışıyoruz… Yoksa hayata hazırlamaya mı?   Çünkü bu ikisi her zaman aynı şey değildir.
Ekleme Tarihi: 06 Mart 2026 -Cuma
Sibel Çetin Çavdar

Çocuğun Hırçınlığı mı, Yetişkinlerin Hatası mı?

 
Bir çocuğun hırçınlaştığını gördüğümüzde çoğu zaman şu cümleyi duyarız:
“Bu çocuk çok asi.”
“Hiç söz dinlemiyor.”
“Okulda uyumsuz.”
 
Oysa çoğu zaman problem çocukta değil, çocuğun büyüdüğü düzenin içindedir.
 
Sürekli azarlanan bir çocuğu düşünün.
Her hareketi eleştirilen, her davranışı düzeltilmeye çalışılan bir çocuk…
 
Bir süre sonra ne olur?
 
Çocuk uyarıları duymamayı öğrenir.
 
Tıpkı sürekli çalan bir alarmın bir süre sonra kimse tarafından fark edilmemesi gibi…
Uyarı çok olunca etkisi sıfıra iner.
 
Bugün birçok öğretmenin yaşadığı bir durum var:
“Çocuğa on kere söylüyoruz ama yine yapıyor.”
 
Belki de sorun çocuğun inadı değil, uyarının değersizleşmesidir.
 
 
Evde Sorumluluk Almayan Çocuk, Okulda Sorumluluk Almaz
 
Bir başka gerçek de şu:
 
Evde sorumluluk verilmeyen çocuk, okulda verilen sorumluluğu da yerine getirmez.
 
Çünkü sorumluluk bir kas gibidir.
Kullanılmadıkça gelişmez.
 
Odası hiç toplatılmayan, çantasını annesi hazırlayan, ödevini anne kontrol etmeden yapmayan bir çocuk…
 
Okulda öğretmen “ödevini yap” dediğinde bunu zorunlu bir görev olarak değil, gereksiz bir yük olarak görür.
 
Sonra veliler şu cümleyi kurar:
 
“Hocam evde çok iyi ama okulda yapmıyor.”
 
Aslında çocuk iki farklı karakter sergilemiyor.
Sadece alışık olmadığı bir sorumlulukla karşılaşıyor.
 
 
Her İsteği Yapılan Çocuğun İlk Tepkisi: Duyarsızlık
 
Çocuğun her isteğini yerine getirmek çoğu zaman sevgi zannedilir.
 
Ama gerçek şu ki;
sınır koyulmayan sevgi çocuğu güçlendirmez, zayıflatır.
 
Çünkü sürekli istediği olan çocuk şunu öğrenir:
 
“Ben isterim, büyükler yapar.”
 
Ve bu düzen bir gün tersine döndüğünde — yani anne baba bir şey istediğinde — çocuk ilk defa farklı bir durumla karşılaşır.
 
İşte o anda ortaya çıkan şey saygısızlık değil, alışkanlıktır.
 
Çocuk yıllarca kendisine hizmet edilen bir düzenin içinde büyümüştür.
Bu yüzden başkalarının beklentilerine karşı duyarsız kalması onun için normaldir.
 
 
Sorun Çocuk Değil, Düzen
 
Bugün okullarda sık sık şu üç tabloyu görüyoruz:
• Sürekli uyarıldığı için uyarılara karşı bağışıklık kazanmış çocuklar
• Evde sorumluluk almadığı için okul sorumluluklarını reddeden öğrenciler
• Her isteği yerine getirildiği için başkalarının beklentilerine duyarsız kalan bireyler
 
Ve çoğu zaman bu durum “disiplin sorunu” olarak adlandırılıyor.
 
Oysa mesele disiplin değil.
 
Mesele çocuğun büyüdüğü düzen.
 
 
Güçlü Çocuk Nasıl Yetişir?
 
Güçlü çocuk;
• Her istediği yapılan çocuk değildir.
• Hiç eleştirilmeyen çocuk değildir.
• Sürekli uyarılan çocuk da değildir.
 
Güçlü çocuk;
 
Sorumluluk verilen,
Sınır konulan,
Ama aynı zamanda değer verilen çocuktur.
 
Çünkü çocuklar sözlerden değil, düzenlerden öğrenir.
 
 
Belki de kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:
 
Çocuğumuzu mutlu etmeye mi çalışıyoruz…
Yoksa hayata hazırlamaya mı?
 
Çünkü bu ikisi her zaman aynı şey değildir.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.