Sibel Çetin Çavdar
Köşe Yazarı
Sibel Çetin Çavdar
 

GÜN GELECEK ÇOK SEVECEK BİRİ SENİ

Gün gelecek… Hiç çabalamadan, hiç rol yapmadan, hiç kendini törpülemek zorunda kalmadan sevileceksin. Değişmek zorunda kalmayacaksın onun için. Mükemmel olmak zorunda kalmayacaksın. Kusurlarını saklamak, güçlü görünmek, hep gülümsemek zorunda kalmayacaksın. Çünkü o, senin en kusurlu halini bile bir bütünün en güzel parçası gibi sevecek. Olduğun gibi sevecek seni. Değişmeyeceksin demiyorum. Elbette değişeceksin. İnsan, sevildiği yerde dönüşür. Ama bu dönüşüm bir korkunun eseri olmayacak. Birini kaybetmemek için eğilip bükülmekten doğmayacak. Kendini terk ederek değil, kendini bularak değişeceksin. Çünkü gerçek aşk, seni senden uzaklaştırmaz. Sana seni daha çok getirir. Aşk değiştirir. Aşk dönüştürür. Ama en önemlisi, seni kendin olarak bırakır. Bazen huysuz olacaksın. Bazen sebepsiz yere susacaksın. Bazen karamsarlığın omuzlarına çökecek. Bazen hiçbir şey anlatmak istemeyeceksin. Ve o, tüm bunlara rağmen kalacak. Çünkü onun sevgisi, senin iyi günlerinin ödülü olmayacak. Onun sevgisi, varlığının kendisine ait olacak. Yanında kalmak için hep güçlü olmak zorunda olmadığını ilk kez onunla anlayacaksın. Onunla paylaşmak isteyeceksin hayatı. Büyük zaferleri değil sadece… Küçük, kimsenin önemsemediği o komik anları da. Birlikte güldüğünüz o anlamsız şakalarda bile bir ömürlük huzur saklı olacak. Onu düşünmek, yüzünde farkında bile olmadan bir gülümseme yaratacak. Sen güldükçe o mutlu olacak. O mutlu oldukça sen daha çok güleceksin. Ve hayat, ilk kez bu kadar hafif gelecek omuzlarına. Onun yanında kendini güvende hissedeceksin. Ama bu güven, korunmaya muhtaç olduğun için değil… Anlaşıldığın için olacak. Kusursuz olmadığını bilecek. Zaten kusursuzluğu aramayacak. Senin kusurlarını düzeltmeye çalışmayacak. Onları tanıyacak, anlayacak ve sevecek. Sabahları yapılacaklar listesi yazmanı… Mısırları tek sıra halinde yemeni… Ekşi elmayı tuzlayarak yemenin garip huzurunu… Sokakta çizgilere basmadan yürümeye çalışmanı… Kurşun kalemlerin arkasını düşünmeden dişlemeni… Bunların hepsini sevecek. Çünkü bunların hepsi sensin. Ve o, seni sevecek. Önceleri sabah uyandığında aklına gelen ilk düşünce olacak. Sonra zaman geçecek… Sabah uyandığında gördüğün ilk şey olacak. Ve bir gün biri sana “Ev neresi?” diye sorduğunda, bir adres gelmeyecek aklına. Bir insan gelecek. Çünkü ev, bazen bir yer değil, bir kalptir. Onun kurtarıcısı olmak zorunda kalmayacaksın. O da senin kurtarıcın olmayacak. Çünkü gerçek sevgi, kurtarılmaya ihtiyaç duymaz. Gerçek sevgi, yanında durur. Sessizce. Sakince. Güç vererek. Ve belki de en güzeli şu olacak… Yaralarını iyileştirmeye çalışmayacak. Ama varlığıyla, farkında bile olmadan iyileştirecek seni. Bir gün, kendini anlatmak zorunda kalmadığın birinin yanında bulacaksın kendini. Ve anlayacaksın… Sevilmek, anlaşılmaktır. Sevilmek, olduğun gibi kabul edilmektir. Sevilmek, eve varmaktır. Ve eğer bulduysan o kişiyi… Unutma… Sevgi emekti.
Ekleme Tarihi: 14 Şubat 2026 -Cumartesi
Sibel Çetin Çavdar

GÜN GELECEK ÇOK SEVECEK BİRİ SENİ

Gün gelecek…

Hiç çabalamadan, hiç rol yapmadan, hiç kendini törpülemek zorunda kalmadan sevileceksin.

Değişmek zorunda kalmayacaksın onun için. Mükemmel olmak zorunda kalmayacaksın. Kusurlarını saklamak, güçlü görünmek, hep gülümsemek zorunda kalmayacaksın. Çünkü o, senin en kusurlu halini bile bir bütünün en güzel parçası gibi sevecek.

Olduğun gibi sevecek seni.

Değişmeyeceksin demiyorum. Elbette değişeceksin. İnsan, sevildiği yerde dönüşür. Ama bu dönüşüm bir korkunun eseri olmayacak. Birini kaybetmemek için eğilip bükülmekten doğmayacak. Kendini terk ederek değil, kendini bularak değişeceksin. Çünkü gerçek aşk, seni senden uzaklaştırmaz. Sana seni daha çok getirir.

Aşk değiştirir. Aşk dönüştürür. Ama en önemlisi, seni kendin olarak bırakır.

Bazen huysuz olacaksın. Bazen sebepsiz yere susacaksın. Bazen karamsarlığın omuzlarına çökecek. Bazen hiçbir şey anlatmak istemeyeceksin. Ve o, tüm bunlara rağmen kalacak. Çünkü onun sevgisi, senin iyi günlerinin ödülü olmayacak. Onun sevgisi, varlığının kendisine ait olacak.

Yanında kalmak için hep güçlü olmak zorunda olmadığını ilk kez onunla anlayacaksın.

Onunla paylaşmak isteyeceksin hayatı. Büyük zaferleri değil sadece… Küçük, kimsenin önemsemediği o komik anları da. Birlikte güldüğünüz o anlamsız şakalarda bile bir ömürlük huzur saklı olacak. Onu düşünmek, yüzünde farkında bile olmadan bir gülümseme yaratacak. Sen güldükçe o mutlu olacak. O mutlu oldukça sen daha çok güleceksin. Ve hayat, ilk kez bu kadar hafif gelecek omuzlarına.

Onun yanında kendini güvende hissedeceksin. Ama bu güven, korunmaya muhtaç olduğun için değil… Anlaşıldığın için olacak.

Kusursuz olmadığını bilecek. Zaten kusursuzluğu aramayacak. Senin kusurlarını düzeltmeye çalışmayacak. Onları tanıyacak, anlayacak ve sevecek. Sabahları yapılacaklar listesi yazmanı… Mısırları tek sıra halinde yemeni… Ekşi elmayı tuzlayarak yemenin garip huzurunu… Sokakta çizgilere basmadan yürümeye çalışmanı… Kurşun kalemlerin arkasını düşünmeden dişlemeni…

Bunların hepsini sevecek. Çünkü bunların hepsi sensin. Ve o, seni sevecek.

Önceleri sabah uyandığında aklına gelen ilk düşünce olacak. Sonra zaman geçecek… Sabah uyandığında gördüğün ilk şey olacak. Ve bir gün biri sana “Ev neresi?” diye sorduğunda, bir adres gelmeyecek aklına. Bir insan gelecek.

Çünkü ev, bazen bir yer değil, bir kalptir.

Onun kurtarıcısı olmak zorunda kalmayacaksın. O da senin kurtarıcın olmayacak. Çünkü gerçek sevgi, kurtarılmaya ihtiyaç duymaz. Gerçek sevgi, yanında durur. Sessizce. Sakince. Güç vererek.

Ve belki de en güzeli şu olacak…
Yaralarını iyileştirmeye çalışmayacak. Ama varlığıyla, farkında bile olmadan iyileştirecek seni.

Bir gün, kendini anlatmak zorunda kalmadığın birinin yanında bulacaksın kendini. Ve anlayacaksın…

Sevilmek, anlaşılmaktır.
Sevilmek, olduğun gibi kabul edilmektir.
Sevilmek, eve varmaktır.

Ve eğer bulduysan o kişiyi…
Unutma…

Sevgi emekti.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve okurmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.